Geçmişte yaşadığınız bir konuşmayı tekrar tekrar düşünüyor, verdiğiniz kararları sürekli sorguluyor veya henüz gerçekleşmemiş olaylarla ilgili zihninizde onlarca farklı senaryo kuruyor musunuz? Bazen düşünmek çözüm bulmamıza yardımcı olurken, düşüncelerin sürekli tekrarlanması zihinsel olarak yorucu hale gelebilir.
Kayseri’de psikolog arayışında olan birçok kişi; sürekli düşünme, kafaya takma, karar verememe ve geceleri zihnini susturamama gibi şikâyetler yaşayabilmektedir. Bu durum günlük yaşamı etkilemeye başladığında aşırı düşünme (overthinking) üzerinde durmak gerekebilir.
Bu yazıda aşırı düşünmenin ne olduğunu, neden ortaya çıktığını, belirtilerini ve zihni sakinleştirmeye yardımcı olabilecek 10 yöntemi ele alıyoruz.
Aşırı düşünme, kişinin bir konu veya olay hakkında çözüm üretmenin ötesinde, aynı düşünceleri tekrar tekrar zihninde değerlendirmesi olarak açıklanabilir.
“Acaba yanlış mı söyledim?”, “Ya kötü bir şey olursa?”, “Keşke bunu yapmasaydım.” veya “Doğru kararı verdiğimden emin miyim?” gibi düşünceler zihinde sürekli tekrarlanabilir.
Overthinking tek başına psikiyatrik bir tanı değildir. Ancak yoğun ve sürekli hale geldiğinde kaygı, stres, uyku problemleri ve günlük işlevsellikte zorlanma ile birlikte görülebilir.
Aşırı düşünme yaşayan kişilerde şu durumlar sık görülebilir:
Bu belirtilerin yoğunluğu artıyor ve günlük yaşamınızı olumsuz etkiliyorsa profesyonel destek almak faydalı olabilir.
Aşırı düşünmenin tek bir nedeni yoktur. Kişinin yaşam deneyimleri, düşünce biçimleri ve içinde bulunduğu stresli süreçler etkili olabilir.
Aşırı düşünmeyle ilişkili olabilecek bazı durumlar şunlardır:
Kayseri’de psikolog desteğine başvuran kişilerde aşırı düşünmenin özellikle kaygı, mükemmeliyetçilik ve belirsizliğe tahammül etmekte zorlanma gibi durumlarla birlikte görülebildiği fark edilebilir.
Hayır.
Sağlıklı düşünme genellikle bir sorunu anlamaya ve çözüm geliştirmeye yöneliktir. Aşırı düşünmede ise kişi çoğu zaman aynı noktalar arasında tekrar tekrar dolaşır ve net bir sonuca ulaşamaz.
Örneğin, “Bu sorunu çözmek için ne yapabilirim?” düşüncesi çözüm odaklı olabilirken, “Neden böyle yaptım, keşke yapmasaydım, acaba herkes benim hakkımda ne düşündü?” şeklinde saatlerce düşünmek zihinsel yorgunluğu artırabilir.
Aşırı düşünme özellikle gece saatlerinde daha belirgin hale gelebilir. Gün içerisindeki uyaranlar azaldığında kişi geçmiş olayları veya geleceğe yönelik endişelerini düşünmeye başlayabilir.
Bu durum uykuya dalmayı zorlaştırabilir ve uyku kalitesini etkileyebilir.
Uzun süredir hem aşırı düşünme hem de uyku problemi yaşıyorsanız, bu iki durumun birlikte değerlendirilmesi faydalı olabilir.
Zihni Susturmanın ve Aşırı Düşünmeyle Başa Çıkmanın 10 Yolu
İlk adım düşünceleri tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak değil, aşırı düşünme döngüsüne girdiğinizi fark etmektir.
Kendinize “Şu anda bir problemi mi çözüyorum, yoksa aynı şeyi tekrar tekrar mı düşünüyorum?” diye sorabilirsiniz.
Zihninizden geçen her düşünce gerçek değildir.
“Kesin kötü bir şey olacak.” düşüncesi bir gerçek değil, geleceğe yönelik bir tahmin olabilir. Düşünceler ile gerçekler arasındaki farkı fark etmek kaygının azalmasına yardımcı olabilir.
Her olayın sonucunu, diğer insanların davranışlarını veya gelecekte ne olacağını kontrol etmek mümkün değildir.
Enerjinizi kontrolünüz dışında kalan konular yerine değiştirebileceğiniz alanlara yönlendirmeye çalışın.
Gün boyunca aynı konu zihninize geliyorsa belirli bir “düşünme zamanı” oluşturabilirsiniz.
Örneğin, kendinize 15 dakika ayırarak sizi endişelendiren konuları yazabilir ve süre tamamlandığında dikkatinizi başka bir aktiviteye yönlendirebilirsiniz.
Zihninizde sürekli tekrar eden düşünceleri bir deftere yazmak, onları daha somut şekilde değerlendirmenize yardımcı olabilir.
“Şu anda ne düşünüyorum?”, “Bunun gerçekleştiğine dair kanıtım var mı?” ve “Kontrol edebileceğim şey nedir?” gibi sorular kullanabilirsiniz.
Aşırı düşünme çoğunlukla geçmiş veya gelecek üzerine yoğunlaşır.
Bulunduğunuz ortamı gözlemlemek, nefesinize odaklanmak veya duyularınızı fark etmek dikkatinizi yeniden şu ana getirmenize yardımcı olabilir.
Her kararın yüzde yüz doğru olduğundan emin olmak mümkün değildir.
Sürekli “En doğru seçeneği bulmalıyım.” düşüncesi karar vermeyi daha da zorlaştırabilir. Yeterince iyi ve gerçekçi kararlar vermeyi kabul etmek aşırı düşünme döngüsünü azaltabilir.
Yürüyüş yapmak, egzersiz yapmak veya günlük aktivitelerle ilgilenmek dikkatin sürekli düşünceler üzerinde kalmasını azaltmaya yardımcı olabilir.
Fiziksel hareket aynı zamanda stres yönetimini de destekler.
Geçmişte yaptığınız bir hatayı tekrar tekrar düşünmek yaşananları değiştirmez.
“Kendime bu kadar sert davranmak bana yardımcı oluyor mu?” sorusunu kendinize yöneltebilirsiniz. Hataları kişisel bir başarısızlık yerine öğrenme deneyimi olarak değerlendirmek daha sağlıklı olabilir.
Aşırı düşünme günlük yaşamınızı, ilişkilerinizi, iş performansınızı veya uykunuzu belirgin şekilde etkiliyorsa bir psikologdan destek almak faydalı olabilir.
Psikoterapi sürecinde aşırı düşünmeyi sürdüren düşünce kalıpları, kaygılar ve baş etme yöntemleri üzerinde çalışılabilir.
Aşırı düşünme tek başına bir hastalık veya psikiyatrik tanı olmadığı için “tedavi” kavramından ziyade, bu düşünce döngüsüne yol açan ve onu sürdüren faktörlerin değerlendirilmesi önemlidir.
Psikoterapi sürecinde;
üzerinde çalışılabilir.
Aşağıdaki durumlarda profesyonel destek almak faydalı olabilir:
Kayseri psikolog desteği ile aşırı düşünmenin altında yatan nedenler değerlendirilebilir ve kişinin daha sağlıklı düşünce ve baş etme becerileri geliştirmesi desteklenebilir.
Aşırı düşünmek, zihnin sürekli çalışması nedeniyle kişiyi hem duygusal hem de zihinsel açıdan yorabilir. Ancak amaç zihindeki bütün düşünceleri tamamen susturmak değil, düşüncelerle daha sağlıklı bir ilişki kurabilmektir.
Eğer “Her şeyi kafama takıyorum.”, “Düşünmekten uyuyamıyorum.” veya “Zihnimi bir türlü susturamıyorum.” diyorsanız ve bu durum uzun süredir yaşamınızı etkiliyorsa bir psikologdan profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz.